Diriliş Gerçeği-6

Konsül ve başkâhinler, hem yetenekli konuşmacılar hem de pratik politikacılardı.Pilatus’u idare etmekte ustaydılar. Eğer Mesih’in bedeninin yerini biliyor olsalardı, Mesih’in takipçileriyle uğraşmak çok az yetenek gerektirirdi. Mesih’in takipçileri dirilişi yaymaya başladığında, Mesih’in bedeni hâlâ mezarda olsaydı, bütün Yahudi yetkililerinin yapması gereken tek şey bedeni ortaya çıkarmak olurdu. Elçiler sonsuza kadar susturulmuş olurdu.Bunun yerine, Yahudi yetkilileri onları zorla Yüksek Kurul’un önüne getirterek, dirilmiş Mesih iddialarını yaymayı hemen durdurmaları için ölümle tehdit ettiler.Yahudiler,Mesih’in bedenini ortaya çıkarmakta güçsüzlerdi. Boş bir mezardan çıkmış bir cesedi ortaya çıkaramadılar.
Dirilişten önce Mesih’in bedeninin en son O’nun düşmanları ve Roma’lı askerlerin elinde olduğu unutulmamalıdır.
Yahudi Yetkilileri Çok Öfkeli
Dr. Bill White, birçoklarının Mesih’in gömüldüğü yer olduğuna inandıkları,Kudüs’teki Bahçe Mezar’da görevlidir. White’ın gözlemlerine göre; “Yahudi yetkilileri,Elçilerin diriliş vaazları karşısında çok öfkelenmişlerdi. Yayılmasını engellemek için ellerinden geleni yaptılar ama uğraşları boşunaydı. Eğer Mesih’in bedeni Aramatya’lı Yusuf’un koyduğu yerde hâlâ duruyor olsaydı, elçilerin iddialarını çürütmek için İsa’nın mezarını açıp, kendisine Mesih diyen kişinin haçlanmış bedenini dışarı çıkarıp, halka göstermekten daha basit ne olabilirdi?”
Beasley-Murray bu görüşe derin bir gözlem eklemektedir: “Şu kolayca gözden kaçmıştır ki, diriliş vaazları aracılığıyla Hristiyanlığa dönen binlerce kişinin tamamı ya Kudüs’te oturuyorlardı, ya da ziyaretçiydiler. Bu insanlar hemen şehir duvarlarının dibinde olan bir bahçeye, bir kaç dakikalık yürüyüşle giderek, bunu yalanlayabilecek iken, devrim şeklindeki öğretişi kabul etmişlerdir. Yalanlamak bir yana dursun, her biri bunu büyük bir heyecanla uzak diyarlara kadar yaymışlardır. Bu ilk Hristiyanlar boş mezarın bir kanıtıdır, çünkü eğer İsa’nın bedeni hâlâ mezarda olsaydı hiç bir zaman O’nun öğrencisi olmazlardı.”
Kudüs’ün merkezindeki bir sekreter, öğle yemeği tatilinde mezarın boş olup olmadığını onaylayabilir ya da inkar edebilirdi. Eğer, hem Yahudilerde hem de Hristiyanlarda, mezarın boş olduğu hakkında ikna edici bir kanıt olmasaydı, dirilmiş Mesih iddialarından hiç birisi bir dakika bile sürmezdi. Boş mezar; “inkar etmek için fazla adı çıkmış” bir mezardı. Paul Althaus’un ifadesine göre: “Eğer mezarın boş olduğu bütün merak edenler için bir gerçek olduğu tespit edilmeseydi, diriliş Kudüs’te tek bir gün, tek bir saat bile tutunamazdı”

 

İsa Mesih Seni SEVİYOR

Sana olan sevgisinden ötürü, günahlarına karşılık Kendi canını çarmıhta kurban sunusu olarak sunduğunu biliyor muydun! Bunun hakkında daha fazla öğrenmek ister misin ?

EnSon Epizotlar

Marangozdan da Öte-6

ÖLÜ BİR MESİH NE İŞE YARAR? Aslına bakılırsa birçok insan iyi nedenler uğruna canını...