Akıl Almaz Acı

İstismarın neden olduğu zarar, gerçekten deneyimleyene kadar hayal edilemez. Bu acı sadece yüzeyde hissedilmez, içeride, en derinlerde hissedilip bütün ilişkilerini mahveder. Sevdiğin biri tarafından istismara uğradığın zaman, dünya çöker ve her şey darmaduman olur. İstismarın hiçbir türü kabul edilemez; ben bunu problemli geçen evliliğimde yavaş yavaş öğrendim. Sadece vücudumda morluklar oluşmadı, aynı zamanda kalbimde yaralar ve zihnimde izler kaldı.

Tüm bunların ortasında, acıyı ve yaşadığım kaybı sindirmek için bir şiir yazdım. Flört zamanlarımızı özledim Saatlerce süren sohbetlerimizi Birbirimizi sevmeyi Küçük şeyler için tartışmayı Gece konuşmalarımızı, sırlarımızı paylaşmayı Garip rüyalarımızı, birbirimize sahip çıkmamızı Tutumlarımızı, aramanı bekleyişlerimi Fotoğraflarına ve mesajlarına defalarca bakmayı Sebepsiz yere gülüşlerimi, sana körü körüne güvenmeyi Sarılmalarını ve öpücüklerini, masum dileklerini… Ve şimdi bu evliliğin içinde olmak, boş bir gelen kutusuna sahip olmak gibi Artık aramalar ve seni seviyorumlar yok Bayılmalar, yaralar ve morluklar İstismar ve ağrılar… Saatlerce süren yalnızlık, paylaşılmayan duygular Gece geç saatlere kadar ağlamalar, kalp kıran sırlar Şok edici bir ihanet, paramparça olan rüyalar Silinen anılar, sahte gülümsemeler Yitirilen güven, aldatıcı kalp ağrıları Sana neden bu kadar bağlandım, bilmiyorum…

Benimle her kavga ettiğinde, çok ağır psikolojik sorunlar yaşadım ve kontrolümü kaybettim. Bunu yaparken, beni incitmesi için ihtiyaç duyduğu gücü eşime ben verdim. Bir kavga sırasında, duygularıma saygı duyduğu zaman ona güvendim ve inandım. Ama aslında, Hindu bir ailede yetişmiş olduğundan, ailesinin müdahalesinden, alkolikliğinden ve acımasızlığından kaynaklanan sorunlar nedeniyle beni hafife alıyordu. Gerçeğe bakacak olursak, bana neredeyse bir köle gibi davranıyordu.

Alkol onu olduğundan daha kötü bir hale getiriyordu, en kötü haline belki de. Sarhoş olduğu zaman, akıl yürütme yetilerini ve duygularını kaybediyordu. O anlar en çok fiziksel şiddet uyguladığı zamanlardı. Kulağa ne kadar saçma gelse de o zamanlar, belki de onu hak ettiğinden daha çok sevdiğim için, beni hak ettiğimden daha fazla incittiğini düşünüyordum.

Kızım bana büyürken “Anne, bazen babamın sana vurduğu gibi sen de bana vuracaksın diye korkuyorum.” derdi.

Onu öyle körü körüne sevmiştim ki gerçek karakterini ailemden ve arkadaşlarımdan yıllarca sakladım. Evliliğimde kişiliğimi, öz değerimi ve kendime olan saygımı kaybettim. Umutsuz ve küçümsenmiş hissediyordum. Duygusal ve fiziksel her açıdan, hayal edilebilecek her şekilde eşim tarafından reddedildim. Sanki onun için eski bir mobilyadan başka bir şey değildim, ortadan kaldırmak istediği bir şeye dönüşmüştüm.

Bana fiziksel şiddet uyguladığı her seferde, ona karşı bir zamanlar hissettiğim tüm sevgi ve saygıyı paramparça ettiğinin farkında değildi. Keşke sadece dürüst ve insancıl olup geçimsizlik gerekçesiyle benden boşansaydı. Ama yapmadı; egosunu çok önemsiyordu. Onunla beraber kaldım çünkü sevdiğim kişiden vazgeçmemek ve sevdiğim kişinin artık var olmadığı gerçeğiyle yüzleşmek arasında kalmıştım.

Beni şok edense, hala evliyken başka bir kadınla beraber olmasıydı. İlişkisi olduğundan şüphelenmiştim ama bir yıldan fazla süre bunu reddetti. Yine de istediği zaman beni kullanıyor ve şiddet uyguluyordu. Yıkılmıştım ve deliye dönmüştüm. Çok az uyuyor ve yemek yiyordum, ne onunla ne de başkalarıyla neredeyse hiç konuşmuyordum. Yavaş yavaş zihinsel bir travmanın içine doğru çekiliyordum.

Bütün bunlar kızımın gözünün önünde oldu. Hala babasının annesini nasıl ittiğinden ve onu banyoya kilitlediğinden bahsediyor. Kızım bana büyürken “Anne, bazen babamın sana vurduğu gibi sen de bana vuracaksın diye korkuyorum.” derdi.

Küçük yavrum için şiddete katlanıyordum. Kızımın boşanmış ebeveynlerle büyümesine gerek kalmaması için ilişkiyi sürdürmek istedim ancak içinde bulunduğumuz ortam onun normal bir hayat sürmesini imkânsız hale getirdi.

Yıllar geçtikçe, eşim beni fiziksel ve duygusal açılardan çökertirken, benimle artık işinin bittiğini ve ölmemi istediğini söylemeye başladı. Bunu söylediğinde her şeyimi yitirdim, o kadar ki hayatımı onun gözleri önünde sonlandırmaya çalıştım. Sırt ağrısı için kullandığım morfin bazlı ağrı kesicilerden aşırı doz alarak intihar etmeye kalktım.

Bu, hayatımın dönüm noktası oldu; acı dolu ve korkunç bir deneyimdi çünkü yoğun bakım ünitesinde hala hayattayken nefes almaya çalışıyordum. Kendimi perişan ve umutsuz hissediyordum ve sadece ölmek istiyordum. Ailem, onlara tutunmamı sağlayarak, sağlığıma ve huzuruma geri kavuşmam için ihtiyacım olan gücü ve desteği sundu. Zaten bir yıldır kısmi depresyonla mücadele ediyordum ve anti depresan kullanıyordum. Hastane yatağında yatarken Rabbe dua ettim; sona ermiş ve fiziksel şiddet barındıran bir ilişki uğruna kıymetli hayatıma son vermeye çalıştığım için Rabden af diledim. Kalbim haykırırcasına ağladım. Taburcu edildikten sonra, artık eskiden olduğum zayıf kadın olmadığımı hissettim.

Manevi gücüm sayesinde acımın ve başıma gelebilecek hiçbir şeyin artık beni yenemeyeceğini fark ettim. Birkaç yıllık evlilikten sonra yaşadığım umutsuz ilişkiden, sefil esaretimden kurtulmak istedim. Hiçbir erkeğe ihtiyacı olmayan bağımsız bir kadın olmak istedim. Sonunda, şiddet içeren bu ilişkimden vazgeçmeye karar verdim. Benim de kusurlarım vardı ama bunun olması gayet normaldi. Artık, hafife alınmak ve suistimal edilmek istemiyordum. Beni hiçlik noktasına getiren bir adamla aynı çatıyı paylaşmak istemiyordum.

Artık üzerimdeki tüm gücünü kaybetmişti.

Her geçen an ve gün daha da güçlendim. Dualar ve rehberlik sabretmemi sağladı; çocuğumla beraber yaşamak için bana anlamlı bir hayat verdi. Eski eşim kavga etmeye başladığı zaman, kontrolü elimde tutabilmeyi başardım. Buna karşılık, artık üzerimdeki tüm gücünü kaybetti. Sonunda, istismara uğramak ve kullanılmak üzere evli olmadığımı ve çocuğumu kötü bir evlilikte büyütmektense bekar bir anne olmayı tercih ettiğimi anladığımda tüm ıstırabım kayboldu. Cehennem gibi bir şeyden kurtuldum ve yeni bir hayata başlamak için daha da güçlü bir halde, parlayarak kozamdan çıktım.

Devam etmem gerektiğini biliyordum ve bu yüzden çabalamaya başladım. Yüreğimde olanların tümünü haykırarak ağladım ve işim bittiğinde aynı zayıflıklardan dolayı bir daha asla ağlamamaya karar verdim. Bugün çok içten, kalpten gülümsüyorum çünkü hayatta kaldım, kurtuldum. Yere düştüm, ama yeniden ayağa kalktım çünkü artık daha güçlü ve daha kararlıyım.

Hiçbir kadın fiziksel şiddete maruz kalmamalıdır. Ama eğer sen de bunu yaşıyorsan, bil ki yalnız değilsin ve en önemlisi zayıf değilsin. Hayatına devam edip yardım ve rehberlik alabilecek kadar güçlüsün.


 

İsa Mesih Seni SEVİYOR

Sana olan sevgisinden ötürü, günahlarına karşılık Kendi canını çarmıhta kurban sunusu olarak sunduğunu biliyor muydun! Bunun hakkında daha fazla öğrenmek ister misin ?